Ham kilden kendi kâseni, fincanını ya da küçük bir kabını şekillendir. İstanbul'da, acelesi olmayan iki saatlik bir seramik atölyesi. Usta bir zanaatkâr her adımda yanında, deneyim gerekmiyor. Kil, elle sırlama ve iki kez pişirim fiyata dahil.
Anadolunun sekiz bin yıllık kil kültürü Çanakkale'de köy çömlekçileri tarafından günlük hayatın testisine, kâsesine dönüştürüldü. İznik ve Kütahya'da aynı toprak, Osmanlı camilerinin duvarlarını hâlâ kaplayan çini sanatı oldu. Biz de senin ellerini bu hikâyenin içine sokmak istiyoruz.
Atölye Sahi'de seramikten başka bir şey yapmıyoruz. İki saat boyunca ustalarımızdan biri yanına oturuyor, kilin parmaklarının altında nasıl davrandığını gösteriyor ve sen kendi işini şekillendirirken yanından ayrılmıyor. Önce kille tanışıyorsun. Sonra onu elle şekillendirmenin eski yollarını öğreniyor, kendi kâseni, fincanını ya da küçük kabını yapıyorsun. Başparmağının ilk baskısından çizdiğin son ize kadar. Kenarın kusursuz olması, onu yaparken aldığın keyfin yanında bizim için çok küçük kalır.
Burada yanlış yapılacak bir şey yok. Her adımda yanındayız.
Gerçek seramik zaman ister. Sen gittikten sonra işini yavaşça kurutuyor, sırını elle sürüyor ve iki kez pişiriyoruz. İki hafta sonra ürünün hazır bir şekilde bekliyor olacak.
Sıcak çay, kahve ve ev yapımı ikramlar en baştan sona yanında. Yeni başlayanlar için kurulmuş sakin bir atölyede. Gel, kendi ellerinle bir şey yap ve Anadolu'nun en eski zanaatını kendine ait bir parça olarak götür.